• aptal ayağına yatmak

    5.
    çok önemli bir silahtır. hayatın birçok noktasında; özellikle ve tercihen iş hayatında kullanılabilir. Şöyle ki:
    -Birisi sizden bilgi sızdırmaya çalıştığında,
    -Karşıdakini kırmadan reddetmek gerektiğinde,
    -bir konuyla ilgili detaylı bilgi almak gerektiğinde,
    -güven kazanmaya çalışırken*,
    -size yaptırılmaya çalışılan bir işi yapmak istemediğinizde,
    -bir işin yapılmadığıyla ilgili hesap sorulurken kullanılabilir.
    birebir görüşmelerde veya belli bir kademe veya gruba mensup kişilerin yanında kullanılması yerinde olur. Konuyla birinci derecede ilgili bir insanın karşısında kullanıldığında ters tepebilir. Duyarsız ve düzenbaz göstermek gibi olası yan etkileri de vardır.
    ... kelkeshoze
  • okul fislerinde tiki cumleleri

    ?.
    At Ali at. Ali makas at.
    Ali kal.
    Buğçe beni bay.
    Baba bana para ver.
    Baba bana porş al. Al baba al.
    2 ... kelkeshoze
  • ferrarisini satan mal

    4.
    dolaylı yoldan* başarmış türk arkadaşlar vardır.
    (bkz: ferrari sine lpg taktırmaya kalkan mal)
    ferrari firması parayı bastırıp arkadaşın altından çekip almıştır arabayı.
    ... kelkeshoze
  • scarface

    159.
    al pacino'yu ilk kez güney amerikalı göçmen rolünde görüp çok beğendiğim filmdir. (diğeri için (bkz: carlito s way))

    --spoiler--
    filmi ilk izlediğimde, tony montana'nın yaptıklarını nasıl yorumlamam gerektiğini görememiş, filmin sonunda da saçmaladıklarını düşünmüştüm. ikinci izleyişimde ise montana'nın aldığı eroin dozu* gözüme takılmıştır. anlamışımdır.*
    --spoiler--
    ... kelkeshoze
  • elektrogitar ile turku soyleyen kolpa metalci

    ?.
    metalci görünümlü kişinin tarzının, tarzını ifade etme biçiminin dinlediği müzik türünü ve/veya müzik anlayışını tamamen yansıtmadığını kanıtlamasıdır.*
    diğer versiyonlar için:
    (bkz: cannibal corpse tişörtü giyip gitarla güllerin içinden çalan vatandaş)
    (bkz: cankan)
    ... kelkeshoze
  • bos bakinizlari dolduran yazar

    ?.
    taze sözlük yazarları için tavsiye edebileceğim bir roldür. Bir de arada spor olsun diye ukteleri doldurmak da eğlenceli olabiliyordu.**
    Bir de, hazır açılmış başlık varken, ayrıca yenisini açmadan açılmışı doldurmak, yazar olarak sözlüğe hayrımın dokunduğunu hissettiriyor bana.*
    ... kelkeshoze
  • uzun saci zorla kestirmek

    1.
    öğrencilik hayatının tamamında saçını problem olacak kadar uzatmayıp, üniversite hayatını uzun saçlı olarak geçirdikten sonra, hiç başıma gelebileceğini düşünmediğim olaydır. Böyle bir durum, en uç şekilde yaşandığında ne hissedilebileceğini göstermek adına, olayı öncesi ve sonrasıyla anlatmak istiyorum.

    Üniversite bitiminde çalışmaya başladığım işyerinde, babamın arkadaşı* olan genel müdür, tüm iş arkadaşlarımın olduğu bir ortamda saçlarımı ne zaman kestireceğimi sorup, "bizim kafamızda saç var mı bak?"* şeklinde çirkin bir bahane ortaya sürdü.
    Gün sonunda tesadüfen onun arabasıyla dönüyorduk. ilk başta ciddiye alıp almadığımı sorarak konuya yeniden girdi, konudan da "Siz gençsiniz, ne yapılması gerektiğini bilirsiniz."* diyerek çıktı. Ben de arabadan indikten sonra bağıra çağıra ortalık bir yerlerde* küfrederek tepkimi koydum. Ama kaçınılmaz bir durum vardı. Ben de, saçımı kestirmeyi hiç düşünmemiş olduğumu ve bunun o kadar da berbat olamayacağını düşünerek kendimi teselli ettim.
    Olay günü berbere gittim. Girdiğimde kafamı usturaya vurmasını istedim. Bana tuhaf tuhaf bakan berbere ciddi olduğumu anlatmam ve olayın şokunu atlatması azıcık vakit aldı. Saçım kesilirken, kafamın yarısında omuzlarıma kadar saç olup diğer yarısı kel iken kahkahalar atıyordum. Sonuçta, saçlı sakallı girdiğim berberden, berberin ince işleri sonrasında suratımda kıl namına sadece kaşlarım mevcut şekilde çıktım.
    Sonraki gün işyerinde beni gören kel... yani diğer kel, daha doğrusu genel müdür gülmeye başladı; katıla katıla güldü. Sonra da "Bravo. Bu kadar cesaretli olabileceğini düşünmemiştim." dedi.

    Evet, berberden bir ricam daha vardı. Kesilen saçlarımın hepsi, şu anda bende duruyor. Ahd ettim, gün gelecek, bu adamın elinden şirketini alacağım ve saçlarımı da ona hediye edeceğim.
    (bkz: hırs yapmak)
    (bkz: olumsuz durumu kendi lehine çevirebilme sanatı)
    4 ... kelkeshoze
  • saç kestirmek

    21.
    2004'teki patronumun psikolojik şiddetine maruz kaldığımdan beri(#1725840), çok da keyifle yapmadığım aktivitedir. Çünkü saç kestirme, değişiklik yapmak isteği olan kişinin başvuracağı bir alternatiftir. istemeden olduğu zaman veya değişiklik istenmediği zaman, sadece olağan ve sıkıcı bir faaliyet olacaktır.
    (bkz: askerde saç kestirmek)
    (bkz: uzun saçı zorla kestirmek)
    ... kelkeshoze
  • arastirmaci gazeteci

    2.
    Haberlerini, araştırmalar sonucunda yapan; bununla ilgili döküman araştırması yapan, konunun uzmanlarına danışan, konuyla ilgili görgü tanıklarıyla da gerektiğinde görüşen; bunların sonucunda kaynağı belli bilgiyi kamuoyuna sunan gazetecilere verilen addır.
    dün yerel bir gazetede çalışan gazateciyle muhabbet ederken dedi ki:
    "Ben bu haberi yaptım ve üzerine araştırmacı gazeteci olarak imzamı attım. Bu sıfatı edinmek öyle kolay değil."
    Gerçekten de, gazetelerdeki ve televizyonlardaki haberlere bakıldığında haksız olmadığını düşünüyorum. Azıcık araştırmadan nispetlenseler, hem kişisel gelişimleri için, hem de okurlar için iyi olacaktır. Böylece kaynağı belirsiz zırva haberlerin de önüne geçilebilecektir.
    Ayrıca (bkz: araştırma yapmak çok keyifli)
    ... kelkeshoze
  • sayisalciyim ben

    ?.
    eşit ağırlık puanıyla girilen bölümde, laf arasında söylendiğinde, tepki çekmenize neden olan laf öbeğidir. ilginç olan, bölümümde* tanıştıklarımın yarısından fazlasının sayısal kökenli olmasıdır.*
    ... kelkeshoze
  • iriver

    8.
    cd çalarıyla tanıdığım firmadır. vakti zamanında büyük markaların** yerine iRiver almam tavsiye edilmişti. bu fikir saçma geliyordu; ta ki dükkanın vitrininde* aleti görene kadar. kullanma keyfi anlatılmaz, yaşanır zaten.
    discman'de yaptıkları güzelliklerinin mp3 player'larda devam ettiğini düşünüyorum. sürekli güncellenen firmware*, muhteşem ses çıkışı ve kulaklığı, ayrıca da detay konusunda abartılmış ayarlar, menüler kısmı; markanın bana yaşattığı güzelliklerdi.
    en son hızlı sistem* mağazalarında iRiver satışı devam ediyordu, umarım saçmalık yapmayıp bu markaya desteği çekmezler.
    ... kelkeshoze
  • odev verilen kitaplarin keyifle okunmasi

    ?.
    yük olarak sırtta fazlalık yapması beklenirken, destek yastık etkisi yapan bir olaydır. öğretmen okunmasını istediği için, öğrencinin de kitap üzerinde seçme şansı olmadığı için, bu olaya önce buruk yaklaşılacaktır.
    ancak kitabın tadından yenmez bir kitap olduğu fark edildiğinde, artık o tv veya pc başında geçen zamanlar bile derslere adanacaktır.
    (bkz: yaban) (bkz: montaigne in denemeleri)

    genellikle türkçe-edebiyat derslerinde verilen kitapların bu tür etkisi olur, ama başka derslerde de farklı perspektif için kitap okutup ders saatlerinin bir kısmını bu kitap üzerinden işleyen değerli hocalar da vardır.*
    ... kelkeshoze
  • edebiyat dersi mufredattan kaldirilsin

    ?.
    hayat, tamamen birşeylere kalıplar dahilinde bakmak, bakmamak ve bakamamaktan oluşmaktadır. bakamamak ancak, kişinin duruma karşı belirli bir tutuma yöneltilmesi sonucu ortaya çıkar. bakmamak sadece bir tepkidir; yarın bir gün o konuyla ilgili fikir edinildiğinde, basit bir cümle onu çürüttüğü zaman,* "keşke birşeyler bilseydim." diyecekse eğer o insan; bilmesi gerekenler öğretilmeyecektir. hiç umrunda değilse de; bilmelidir ki, kendi dilinin matematiğini öğrense; çince ve japoncaya yolu açılacaktır, lakin Türkçe dünyanın en zor 3. dilidir; çin ve japonya'nın stratejik önemi de günden güne artmaktadır.
    dolayısıyla neyi tartışmaktayız? Kim Türk Edebiyatı'ndan, ev ödevi dahi olsa birşeyler görmüş olmaktan pişmanlık duymuştur ki? (bkz: ödev verilen kitapların keyifle okunması)
    1 ... kelkeshoze
  • hidirelez dileklerini suya atmak

    ?.
    suya atana kadarki yazma dikkati gündelik hayatına adansa ne olacağı hakikaten merak konusu olan; hatta kişisel kanaatimce hayatlarını bu yazı kadar şekillendirseler her istediklerini elde edebilecek kişilerin yaptığı eylemdir.
    ... kelkeshoze
  • ailesinin yanında üniversite okuyan öğrenci

    66.
    bir eli yağda öbür eli balda olsa bile, asla üniversitenin tadını çıkartamadığını düşünen öğrencidir.
    bu öğrenci ki, üniversite hayatı boyunca, geçmiş tüm öğretim yaşamında üzerine titremiş anne ve babayı** kademeli olarak kendine ilgisiz hale getirmiş olsa da; akşam üzeri öğrenci evinde donarak oturmayı bile büyük nimet olarak görüp özlem duyacaktır. Sonuçta öğrenci evinde kalanlar, hayat şekillerini kendileri belirlemektedirler. dağınık/toplu, aç/tok, içerde/dışarda, ders/yatış hallerinde olma kararlarını kendileri verirler; en azından tartışma lüksüne sahiptirler. arkadaşlarının evinde ara sıra barınarak bu açığı kapatmaya çalışsalar da; derinlerde bir yerlerde illa ukte kalacaktır.
    eh, oturduğu yerde yemeğin önüne konması, evin genel gider ve bakımlarından muaf olma, farklı lokasyonlarda ortamının olması gibi avantajların göz ardı edilmesi mümkün değildir. sonuçta kişinin zihnine bir takım özlemlerin yerleşmesiyle son bulur. **
    son olarak, arkadaş grubunun tamamından farklı davranışlarda bulunan grup üyesi kesin bunlardan çıkar.*
    2 ... kelkeshoze
  • uykusu gelmeyen yatiya gelen misafir

    1.
    uykusu gelmediği için mi yatıya geldiği konusunda incelenmesi gereken kişidir. uykusu kaçmış da aramaya da gelmiş olabilir. diğer taraftan, "madem misafirliğe geldim, alabildiğine tadını çıkartayım." düşüncesiyle uykusunu içten içe de kovalar. malum, yatıya gidince, evdeki standart yatma aktivitesinden farklı birşey yapılması gerekliliği beynini kemireceğinden; yatağa yattıktan sonra neler konuşacağıyla ilgili çetele hazırlamış olması da kuvvetle muhtemeldir.
    tabi, bu konuyla ilgili incelenecek diğer bir husus da (bkz: yatıya gelen misafirin evsahipliği)
    1 ... kelkeshoze
  • turkiye ye her dilde turkiye demek

    ?.
    Ülkemizin adının Turchia, Turkei, Turkey, Turquie gibi çeşitlemeler yerine, tüm ülke dilleri ve literatürlerinde bizim okuyup yazdığımız gibi "Türkiye" olarak geçmesi meselesidir.
    ilk aşamada sıradan veya gereksiz gözükse de, ülkemizin adı her birimizin kimliğidir. Bizim ülkemiz nasıl tek ve bölünmez bir bütün ise, tüm dünya insanları tarafından da adı dahil bütünüyle o şekilde ve tek biçimde algılanması doğrudur. Bunun yanında, ülkemizin isminin ingilizcede "hindi" anlamına gelen bir sözcük olarak geçmesi de rahatsız edicidir. Değil bununla oynamak veya dalga geçmek, herhangi bir ecnebi kişiliğin bu konuda azıcık gevşek düşünüyor olması bile yeterince yaralayıcıdır.
    Tüm bu sebeplerden ötürü, ben bundan sonra; hangi dilde olursa olsun, ülkemin adını olduğu gibi yazar ve okurum**. Zaten anlayan anlar, anlamak istemeyen bünyelere de ulusal kararlılık cevap verir diye düşünüyorum.
    1 -1 ... kelkeshoze
  • walkmanin kulaklığını iki kişi kullanmak

    27.
    uzun otobüs yolculuğu standardıdır. walkmanini kendin dinlersen olmazdır, diğer tarafa versen yarın birgün yüzsüzlüğe vurulup kendi walkmanini dinleyememe riskin vardır. en iyisi bu formül gözükür. bir süre sonra bu kaderden kaçış olmadığı görülerek, alternatif çözümlere başvurulabilir.* **
    ... kelkeshoze
  • modern milliyetcilik

    3.
    savaş meydanlarında bu ülke için canını verenlerin dönemlerinden günümüze gelindiğinde, hala o dönem edebiyatı yapan zihniyete bir alternatif düşünce tarzıdır.
    Şöyle ki, ülkemizin sınırları bellidir. Aynı sınırlar içinde yaşayan insanlar olarak yurttaşızdır. Yurttaşlar olarak da ülkemizin, vatanımızın iyiliği için mücadele vereceğizdir.
    Bugün, meydanda olmasa da, içten içe aslında çok daha büyük savaşların içindeyiz. (bkz: psikolojik savaş) Bedensel değil, zihinsel olan bu savaşlar, aslında meydan muharebelerinden daha büyük kayıplar verdirebilecek savaşlardır. Dolayısıyla, her yurttaşın da, "Bi savaş olsa koşa koşa gideriz, aslanız kaplanız biz." diye boş boş düşünmek yerine; milletine kast etmiş bu tür saldırıların bilincinde olup, ona göre mücadele etmesi gerekir.
    Elbette ki gündelik hayatta bunları her seferinde ve kesinkez uygulamak mümkün olmayabilir. Ancak her ufak adım, sonuçta ileri atılacak olan bir adımdır, bu da böyle bir ortamda kafidir.
    Olası mücadele tekniklerini de sıralayarak bahsi kapatıyorum:
    (bkz: Türkiye ye her dilde Türkiye demek)
    (bkz: Türk malı kullanmak)
    (bkz: Türkçe sözcükler kullanmak)
    (bkz: Türk misyonerliği)
    (bkz: F klavye kullanmak)
    ... kelkeshoze
  • sabri özel

    2.
    Triko üretimi ile 1969'da hayata başlayan, bugün aksesuar dahil her çeşit bayan ve erkek giyimi ürününü bünyesinde bulunduran marka, bu markanın ait olduğu şirket ve şirketin yönetim kurulu başkanının adıdır.**
    Firmanın kendine ait yirmi kadar mağazası vardır. Ayrıca dörtyüz kadar bayiye de ürün verilmektedir. Firma, üretimini ikitelli'de kendine ait fabrikasında yapmaktadır.
    Ürünler, etiket fiyatı olarak yüksek ürünlerdir. Ancak, kullanılan hammadde ve işçilik göz önüne alındığında, buna bir de giysiyle ilgili hizmetler** dahil edildiğinde; verilen paraya fazlasıyla değecektir. Zaten firmanın önceliği, ne pahasına olursa olsun kaliteli ürün üretmektir.*
    Marka, her ne kadar 40+ yaş grubuna hitap ediyor olarak gözükse de, yeni üretim bandı ile* 2007 yaz sezonundan itibaren genç giyime de yönelecektir. Her mağazada üzerine uygun beden bulamayan, daha çok geniş bedenli müşterilere hitap eden ürünler ağırlıktadır.
    (bkz: reklam gibi entry girmek)
    Son olarak; trikoları, gömlekleri ve takım elbiseleri tadından yenmezdir; şiddetle tavsiye edilir.
    1 ... kelkeshoze
  • yeni şeyler getiriyorum