• slip mayo giyen erkek

    26.
    takdir etme, iğrenme, gülmekten kırılma ve sopayla kovalama gibi dört farklı duyguyu bir arada yaşatıp, kişiyi çelişkide bırakan erkek tipidir. ilk akla gelen slipli erkek modelleri için;
    (bkz: a night at the roxbury)
    (bkz: alamancı kırolar)
    ... kelkeshoze
  • aşık olmadan önceki son sözler

    ?.
    eşeğin aklına karpuz kabuğu düştükten sonra, kişi karşısındakinden veya kendi kendine son bir kez teyit almak ister ve aşağıdaki cümlelerden birini söyleyebilir:

    -epeydir aşk hayatımda kimse yok, yeter artık.
    -bu kız diğerlerine benzemiyor.
    -evet, bence de freud tarzı terapistlik daha iyi.
    -aklı sıra beni test ediyor.
    -sence de bu olumlu bir işaret mi?
    2 ... kelkeshoze
  • takim elbiseyle otobuse binen insanlar

    13.
    otobüslerin toplu taşıma için var olduğunun, toplu taşımanın da her anlamda en iyi yolculuk alternatifi olduğunun bilincinde, insanların dik bakışlarından huylanmayacak kadar özgüveni yerinde, parasını rahat yolculuk etmekten daha akılcı işlere harcamayı tercih eden insanların da bu gruba dahil olması muhtemeldir. Ne otobüs taşımacılığı gelir seviyesiyle ilişkilidir**, ne de italyan dahi olsa takım elbise giyiyor olmak.
    Kaldı ki, yer ve zamana göre, belediye otobüsünden başka bir seçeneğin olmadığı durumlar da vardır.**
    bir de tabii:
    (bkz: dolmuşlardan nefret etmek)
    (bkz: taksilerden nefret etmek)
    ... kelkeshoze
  • yikanmayan kiz

    ?.
    bir röportajda okuduğum kadarıyla, doğal ten kokusunu muhafaza için seyrek yıkanan keira knightley'nin üyesi olduğu gruptur.
    ... kelkeshoze
  • kolombo kebap

    ?.
    Moda Caddesi üzerinde, iskeleye giderken yolun sağında kalan, camekanlı şık restoranttır. Restorantta kebapağırlıklı menü olup, servis şık ve bol çeşit yapılmaktadır. Fiyat düzeyini tam hatırlayamamakla birlikte, fiyatı önemsemiyorsanız tavsiye edilir mekandır.
    içinde Komiser Kolombo'nun resmi vardır. Ona olan hayranlık nedeniyle kebapçının ismi kendisine ithaf edilmiştir.
    Bir de, sahipleri uzaktan da olsa akrabamdır.* Niye bunu söyleme gereği hissettim derseniz(#1742274)
    ... kelkeshoze
  • yaran diyaloglar

    760.
    "kardeşim bahar mısınız?" şeklinde yaklaşan bir adam(b), arkadaşım(a) ve ben(k) arasında geçen diyalog, bu tarz diyaloğun bir örneğidir(1996):
    k:buyur abi?
    b:kardaş golombo gibap nerde biliyonz mu?
    k: ne? he? (arkasını dönüp gözlerinden yaş gelircesine gülmeye başlar)
    b: golombo gibap, golombo gibap??
    a: kolombo kebap...ya ben hatırlıyorum sanki ama...kelkeshoze sen biliyor muydun nerde? kelke...(güldüğümü görünce dayanamaz, o da kopar)
    b: yav burlarda bi yerde diyolardı da siz duymadınız mı? ee...ne oldu?(hala gülmekteyizdir) (gülümser ve gider)
    a:abi ne oldu neye gülüyorsun ki? adam da bak ters anladı.
    k: oğlum kolombo kebap diye kebapçı mı olur ya? ne salak isim bu? kim bulmuş ki bunu? hadi kebapçısın da kolombo diye isim takılır mı? komiser falandı o ne alaka? hem bana diyorsun sen niye gülüyorsun?
    a: ben senin gülmene gülüyorum.
    ufak bir detay için (bkz: kolombo kebap)
    3 ... kelkeshoze
  • aptal ayağına yatmak

    5.
    çok önemli bir silahtır. hayatın birçok noktasında; özellikle ve tercihen iş hayatında kullanılabilir. Şöyle ki:
    -Birisi sizden bilgi sızdırmaya çalıştığında,
    -Karşıdakini kırmadan reddetmek gerektiğinde,
    -bir konuyla ilgili detaylı bilgi almak gerektiğinde,
    -güven kazanmaya çalışırken*,
    -size yaptırılmaya çalışılan bir işi yapmak istemediğinizde,
    -bir işin yapılmadığıyla ilgili hesap sorulurken kullanılabilir.
    birebir görüşmelerde veya belli bir kademe veya gruba mensup kişilerin yanında kullanılması yerinde olur. Konuyla birinci derecede ilgili bir insanın karşısında kullanıldığında ters tepebilir. Duyarsız ve düzenbaz göstermek gibi olası yan etkileri de vardır.
    ... kelkeshoze
  • okul fislerinde tiki cumleleri

    ?.
    At Ali at. Ali makas at.
    Ali kal.
    Buğçe beni bay.
    Baba bana para ver.
    Baba bana porş al. Al baba al.
    2 ... kelkeshoze
  • ferrarisini satan mal

    4.
    dolaylı yoldan* başarmış türk arkadaşlar vardır.
    (bkz: ferrari sine lpg taktırmaya kalkan mal)
    ferrari firması parayı bastırıp arkadaşın altından çekip almıştır arabayı.
    ... kelkeshoze
  • scarface

    159.
    al pacino'yu ilk kez güney amerikalı göçmen rolünde görüp çok beğendiğim filmdir. (diğeri için (bkz: carlito s way))

    --spoiler--
    filmi ilk izlediğimde, tony montana'nın yaptıklarını nasıl yorumlamam gerektiğini görememiş, filmin sonunda da saçmaladıklarını düşünmüştüm. ikinci izleyişimde ise montana'nın aldığı eroin dozu* gözüme takılmıştır. anlamışımdır.*
    --spoiler--
    ... kelkeshoze
  • elektrogitar ile turku soyleyen kolpa metalci

    ?.
    metalci görünümlü kişinin tarzının, tarzını ifade etme biçiminin dinlediği müzik türünü ve/veya müzik anlayışını tamamen yansıtmadığını kanıtlamasıdır.*
    diğer versiyonlar için:
    (bkz: cannibal corpse tişörtü giyip gitarla güllerin içinden çalan vatandaş)
    (bkz: cankan)
    ... kelkeshoze
  • bos bakinizlari dolduran yazar

    ?.
    taze sözlük yazarları için tavsiye edebileceğim bir roldür. Bir de arada spor olsun diye ukteleri doldurmak da eğlenceli olabiliyordu.**
    Bir de, hazır açılmış başlık varken, ayrıca yenisini açmadan açılmışı doldurmak, yazar olarak sözlüğe hayrımın dokunduğunu hissettiriyor bana.*
    ... kelkeshoze
  • uzun saci zorla kestirmek

    1.
    öğrencilik hayatının tamamında saçını problem olacak kadar uzatmayıp, üniversite hayatını uzun saçlı olarak geçirdikten sonra, hiç başıma gelebileceğini düşünmediğim olaydır. Böyle bir durum, en uç şekilde yaşandığında ne hissedilebileceğini göstermek adına, olayı öncesi ve sonrasıyla anlatmak istiyorum.

    Üniversite bitiminde çalışmaya başladığım işyerinde, babamın arkadaşı* olan genel müdür, tüm iş arkadaşlarımın olduğu bir ortamda saçlarımı ne zaman kestireceğimi sorup, "bizim kafamızda saç var mı bak?"* şeklinde çirkin bir bahane ortaya sürdü.
    Gün sonunda tesadüfen onun arabasıyla dönüyorduk. ilk başta ciddiye alıp almadığımı sorarak konuya yeniden girdi, konudan da "Siz gençsiniz, ne yapılması gerektiğini bilirsiniz."* diyerek çıktı. Ben de arabadan indikten sonra bağıra çağıra ortalık bir yerlerde* küfrederek tepkimi koydum. Ama kaçınılmaz bir durum vardı. Ben de, saçımı kestirmeyi hiç düşünmemiş olduğumu ve bunun o kadar da berbat olamayacağını düşünerek kendimi teselli ettim.
    Olay günü berbere gittim. Girdiğimde kafamı usturaya vurmasını istedim. Bana tuhaf tuhaf bakan berbere ciddi olduğumu anlatmam ve olayın şokunu atlatması azıcık vakit aldı. Saçım kesilirken, kafamın yarısında omuzlarıma kadar saç olup diğer yarısı kel iken kahkahalar atıyordum. Sonuçta, saçlı sakallı girdiğim berberden, berberin ince işleri sonrasında suratımda kıl namına sadece kaşlarım mevcut şekilde çıktım.
    Sonraki gün işyerinde beni gören kel... yani diğer kel, daha doğrusu genel müdür gülmeye başladı; katıla katıla güldü. Sonra da "Bravo. Bu kadar cesaretli olabileceğini düşünmemiştim." dedi.

    Evet, berberden bir ricam daha vardı. Kesilen saçlarımın hepsi, şu anda bende duruyor. Ahd ettim, gün gelecek, bu adamın elinden şirketini alacağım ve saçlarımı da ona hediye edeceğim.
    (bkz: hırs yapmak)
    (bkz: olumsuz durumu kendi lehine çevirebilme sanatı)
    4 ... kelkeshoze
  • saç kestirmek

    21.
    2004'teki patronumun psikolojik şiddetine maruz kaldığımdan beri(#1725840), çok da keyifle yapmadığım aktivitedir. Çünkü saç kestirme, değişiklik yapmak isteği olan kişinin başvuracağı bir alternatiftir. istemeden olduğu zaman veya değişiklik istenmediği zaman, sadece olağan ve sıkıcı bir faaliyet olacaktır.
    (bkz: askerde saç kestirmek)
    (bkz: uzun saçı zorla kestirmek)
    ... kelkeshoze
  • arastirmaci gazeteci

    2.
    Haberlerini, araştırmalar sonucunda yapan; bununla ilgili döküman araştırması yapan, konunun uzmanlarına danışan, konuyla ilgili görgü tanıklarıyla da gerektiğinde görüşen; bunların sonucunda kaynağı belli bilgiyi kamuoyuna sunan gazetecilere verilen addır.
    dün yerel bir gazetede çalışan gazateciyle muhabbet ederken dedi ki:
    "Ben bu haberi yaptım ve üzerine araştırmacı gazeteci olarak imzamı attım. Bu sıfatı edinmek öyle kolay değil."
    Gerçekten de, gazetelerdeki ve televizyonlardaki haberlere bakıldığında haksız olmadığını düşünüyorum. Azıcık araştırmadan nispetlenseler, hem kişisel gelişimleri için, hem de okurlar için iyi olacaktır. Böylece kaynağı belirsiz zırva haberlerin de önüne geçilebilecektir.
    Ayrıca (bkz: araştırma yapmak çok keyifli)
    ... kelkeshoze
  • sayisalciyim ben

    ?.
    eşit ağırlık puanıyla girilen bölümde, laf arasında söylendiğinde, tepki çekmenize neden olan laf öbeğidir. ilginç olan, bölümümde* tanıştıklarımın yarısından fazlasının sayısal kökenli olmasıdır.*
    ... kelkeshoze
  • iriver

    8.
    cd çalarıyla tanıdığım firmadır. vakti zamanında büyük markaların** yerine iRiver almam tavsiye edilmişti. bu fikir saçma geliyordu; ta ki dükkanın vitrininde* aleti görene kadar. kullanma keyfi anlatılmaz, yaşanır zaten.
    discman'de yaptıkları güzelliklerinin mp3 player'larda devam ettiğini düşünüyorum. sürekli güncellenen firmware*, muhteşem ses çıkışı ve kulaklığı, ayrıca da detay konusunda abartılmış ayarlar, menüler kısmı; markanın bana yaşattığı güzelliklerdi.
    en son hızlı sistem* mağazalarında iRiver satışı devam ediyordu, umarım saçmalık yapmayıp bu markaya desteği çekmezler.
    ... kelkeshoze
  • odev verilen kitaplarin keyifle okunmasi

    ?.
    yük olarak sırtta fazlalık yapması beklenirken, destek yastık etkisi yapan bir olaydır. öğretmen okunmasını istediği için, öğrencinin de kitap üzerinde seçme şansı olmadığı için, bu olaya önce buruk yaklaşılacaktır.
    ancak kitabın tadından yenmez bir kitap olduğu fark edildiğinde, artık o tv veya pc başında geçen zamanlar bile derslere adanacaktır.
    (bkz: yaban) (bkz: montaigne in denemeleri)

    genellikle türkçe-edebiyat derslerinde verilen kitapların bu tür etkisi olur, ama başka derslerde de farklı perspektif için kitap okutup ders saatlerinin bir kısmını bu kitap üzerinden işleyen değerli hocalar da vardır.*
    ... kelkeshoze
  • edebiyat dersi mufredattan kaldirilsin

    ?.
    hayat, tamamen birşeylere kalıplar dahilinde bakmak, bakmamak ve bakamamaktan oluşmaktadır. bakamamak ancak, kişinin duruma karşı belirli bir tutuma yöneltilmesi sonucu ortaya çıkar. bakmamak sadece bir tepkidir; yarın bir gün o konuyla ilgili fikir edinildiğinde, basit bir cümle onu çürüttüğü zaman,* "keşke birşeyler bilseydim." diyecekse eğer o insan; bilmesi gerekenler öğretilmeyecektir. hiç umrunda değilse de; bilmelidir ki, kendi dilinin matematiğini öğrense; çince ve japoncaya yolu açılacaktır, lakin Türkçe dünyanın en zor 3. dilidir; çin ve japonya'nın stratejik önemi de günden güne artmaktadır.
    dolayısıyla neyi tartışmaktayız? Kim Türk Edebiyatı'ndan, ev ödevi dahi olsa birşeyler görmüş olmaktan pişmanlık duymuştur ki? (bkz: ödev verilen kitapların keyifle okunması)
    1 ... kelkeshoze
  • hidirelez dileklerini suya atmak

    ?.
    suya atana kadarki yazma dikkati gündelik hayatına adansa ne olacağı hakikaten merak konusu olan; hatta kişisel kanaatimce hayatlarını bu yazı kadar şekillendirseler her istediklerini elde edebilecek kişilerin yaptığı eylemdir.
    ... kelkeshoze
  • yeni şeyler getiriyorum