• ingiltere de trafiğin soldan akma sebebi

    20.
    Ortaçağ'da, ingiltere'de şovalyelik yaygınmış. iki şovalye yolda karşılaştıklarında kılıçlarını çeker ve karşısındakinin hamle yapıp yapmayacağını kontrol ederken, diğer taraftan da yoluna gitmek isterlermiş. Bunu yapmak için de, ağırlıklı olarak sağ elini kullanan şovalyeler, birbirlerinin solundan giderlermiş.
    Atlı araba çağına gelindiğinde, ingilizler at arabalarını daha çok yolcu taşımak için kullanırlarmış. Arabanın önündeki arabacı, sağ elinde kırbaç, sol elinde yularlarla yol almak durumunda kalıyormuş. Kırbacın, arkada oturan yolculara gelmemesi için de, arabanın sağ tarafında oturması icap ediyormuş. Arabayı kontrol rahatlığı için de, karşılıklı geçiş yapan arabalar birbirlerinin solundan geçiyorlarmış.
    Bu durum, günümüze gelindiğinde de motorlu araçlara olduğu gibi yansıtılmıştır. Dünyada da şu anda sadece ada ülkelerinde trafik soldan, diğer ülkelerde ise sağdan gider.
    ... kelkeshoze
  • annenin emekli olması

    3.
    Annenin ev içinde kendini gerçekleştirmeye çalışma, ev ile bütünleşip başlı başına bir sistem oluşturma çabalarıyla başlayan süreçtir. Bu arada, çalışan anne babanın yetişemediği ve kendiniz yaptığınız her gün olağan yaptığınız işleri** üzerine alınarak bunları kendi kontrol altına almak isteyecektir. Dakikası dakikasına yapmaya alıştığınız işler aksamaya başlayacak, annenin "aman evladım ben yaparım" ısrarları sonunda sizi pes ettirecek ve dağınıklığa sevk edecektir.
    Elbette ki anne, bu işlerden bir süre sonra sıkılacaktır ama artık çok geçtir. Arkasında paspal, düzensiz, arkasını bekleyen aile fertleri bırakmıştır. O da, yapmaktan farkında olmadan keyif aldığını düşündüğüm işi yapar. ***
    1 -1 ... kelkeshoze
  • uludag sozluk te polemik yasaklansin kampanyasi

    2.
    Basit bir örnekle tanımlamak isterim:
    Deniz Baykal-Tayyip Erdoğan ikilisinin diyaloglarını mı tercih ediyorsunuz, yoksa Hacivat-Karagöz'ün diyaloglarını mı? Ben ikincisinden yanayım*, incelikli, zeka dolu, kaliteli ve bizden olanından.
    1 ... kelkeshoze
  • uludağ sözlük te küfür yasaklansın kampanyası

    17.
    Küfürlü ve/veya argo konuşmak, Türk kültürünün bir parçasıdır. Bir noktaya kadar da, zaten kabul edilebilir olduğunu düşünüyorum.
    Uludağsözlük'te beni rahatsız eden küfürler, açıklama getirmek yerine üstteki entry sahiplerinden birine dümdüz gidenlerdir. Ki bence bu davranış, sözlük konseptiyle birebir çelişmektedir.
    Son bir iki gündür rahatsız edici bulduğum başlık ve yorumlar bütününe çözüm önerisi için (bkz: uludag sözlükte polemik yasaklansın kampanyası)
    ... kelkeshoze
  • burası bıraktığım gibi değil

    ?.
    bir yerden ayrılıp, kısa bir süre sonra dahi olsa geri dönüldüğünde; değişen bazı şeylerin ardından sarfedilen cümledir.
    Bunu iki yerde yaşadım: Okulda ve işyerinde.
    Okuldan mezun olduktan sadece 3 ay sonra aynı okula yüksek lisans yapmaya geldiğimde, hiçbirşeyi yerinde bulamadım. Dersler eskisi gibi değildi, sınıf arkadaşlarım değildi. işin ilginç kısmı, okulun 3 ay önceki mevcudunun sadece %25'i değişmiş olması ve bunun ortamı çok değiştirdiği idi. Ancak hepsinden ilginç olanı, yakın ve samimi diye bırakılan arkadaşlar, hocalar ve diğer tanıdık simaların artık tamamen farklı insanlarmış gibi olmasıydı. Durum, kendimi görünmez adam gibi hissedecek kadar kötüydü.
    Daha yeni, 6 ay önce askerliğim nedeniyle bıraktığım işyerinde de benzer etkiyi gördüm. Değişen insanlar; ama sabit kalan çoğu insanın bile, eski hallerinden bir hayli uzak olan insanlar. Kendin işe alıp veya görev devredip, sana patronluk taslayan insanlar. Kolej havasındaki işyerinin devlet dairesine dönmesi.

    işin açıklama kısmına dönersek: Bir ortamı ortam yapan tamamen insanın kendi algısıdır. Çiçek bahçesini çöl görmek insanın elinde olduğu gibi, aksini de yapabilmek mümkündür. Yer aynı yer, zaman bile benzer veya yakın zaman da olsa, kişi artık eskisinden farklılaşmışsa, o yer asla eskisi gibi olmayacaktır.
    Tabii, bu durumu da iyiye veya kötüye yormak insanın elindedir. Pişmanlık ve geriye dönme isteği ağır basmadığı müddetçe, iyidir, sorun değildir, ileriye bakmak iyidir.
    1 ... kelkeshoze
  • kel sarkici olmamasi sorunsali

    ?.
    (bkz: #1748770) dediği üzere, kel olup da kellik sorunsalını perukla ve saç ektirmeyle halletmiş şarkıcılar vardır. Bildiğim ve tanıdığım adamlar da öyle böyle değil, Türkiye'nin sayılı şarkıcılarıdır; hatta bestekarlarıdır.
    (bkz: erol evgin)
    (bkz: rafet el roman)
    (bkz: coşkun sabah)
    burdan yola çıkarak (bkz: kel şarkıcılar üretken olur)

    Yurt dışındakilere sayfa yetmeyeceğinden*, yurt içi analiziyle yetiniyorum.
    1 ... kelkeshoze
  • türkiye şehitlerine ağlıyor

    9.
    sözlükte niye boş boş dolaşıp entry giremediğimin gerekçesidir. Esprili başlığa girsem anlamsız, duygusal takılsam anlamsız, felsefe yapsam hepten anlamsız...
    Hasretle beklenen delikanlıların, vatan uğruna kendini yaşamını feda eden rütbeli rütbesiz tüm askerlerin dünyadan göçmesinin üzerine söylenecek birşey yok. daha 1 ay önce kışladayken sadece e-muhtıra gerginliğinin üzerimde yarattığı baskıyı hatırlıyorum da; günden güne birkaç şehit verdiğimiz bu ortamda, yüzbinlerce askerin; onlarla bağlantılı milyonlarca aile ferdinin çektiği çile karşısında ne yapabilirsiniz ki?
    şehit yakını veya ailesi, kendisi veya yakınları belli zaman sonra askere gidecek insanları düşünün. Bu herhangi birimiz olabilir. Bu insanların sıkıntısı karşısında ne yapabilirsiniz ki?
    Ve...Sevdiğini, yıllarca yetiştirdiği evladını, babasını, dayısını, kardeşini al renkli bayrağa saran o insanlar. her biri; allah uzun ömür versin de uzun yaşasınlar; o yaşantıları boyunca taşıyacakları gurur ve burukluk. O'na sarılacağı, belki sadece yan yana oturacağı günleri; mezar taşına sıkı sıkıya sarılıp başında dua ederek geçireceği günler olarak bundan sonra yaşayacak. Şereflerin en büyüğünü taşıyıp, göğüslerini gererek dolaşsınlar; ama içlerindeki burukluk için ne yapabilirsiniz ki?
    işte bu yüzdendir ki; Türkiye şehitlerine ağlıyor.
    2 ... kelkeshoze
  • slip mayo giyen erkek

    26.
    takdir etme, iğrenme, gülmekten kırılma ve sopayla kovalama gibi dört farklı duyguyu bir arada yaşatıp, kişiyi çelişkide bırakan erkek tipidir. ilk akla gelen slipli erkek modelleri için;
    (bkz: a night at the roxbury)
    (bkz: alamancı kırolar)
    ... kelkeshoze
  • aşık olmadan önceki son sözler

    ?.
    eşeğin aklına karpuz kabuğu düştükten sonra, kişi karşısındakinden veya kendi kendine son bir kez teyit almak ister ve aşağıdaki cümlelerden birini söyleyebilir:

    -epeydir aşk hayatımda kimse yok, yeter artık.
    -bu kız diğerlerine benzemiyor.
    -evet, bence de freud tarzı terapistlik daha iyi.
    -aklı sıra beni test ediyor.
    -sence de bu olumlu bir işaret mi?
    2 ... kelkeshoze
  • takim elbiseyle otobuse binen insanlar

    13.
    otobüslerin toplu taşıma için var olduğunun, toplu taşımanın da her anlamda en iyi yolculuk alternatifi olduğunun bilincinde, insanların dik bakışlarından huylanmayacak kadar özgüveni yerinde, parasını rahat yolculuk etmekten daha akılcı işlere harcamayı tercih eden insanların da bu gruba dahil olması muhtemeldir. Ne otobüs taşımacılığı gelir seviyesiyle ilişkilidir**, ne de italyan dahi olsa takım elbise giyiyor olmak.
    Kaldı ki, yer ve zamana göre, belediye otobüsünden başka bir seçeneğin olmadığı durumlar da vardır.**
    bir de tabii:
    (bkz: dolmuşlardan nefret etmek)
    (bkz: taksilerden nefret etmek)
    ... kelkeshoze
  • yikanmayan kiz

    ?.
    bir röportajda okuduğum kadarıyla, doğal ten kokusunu muhafaza için seyrek yıkanan keira knightley'nin üyesi olduğu gruptur.
    ... kelkeshoze
  • kolombo kebap

    ?.
    Moda Caddesi üzerinde, iskeleye giderken yolun sağında kalan, camekanlı şık restoranttır. Restorantta kebapağırlıklı menü olup, servis şık ve bol çeşit yapılmaktadır. Fiyat düzeyini tam hatırlayamamakla birlikte, fiyatı önemsemiyorsanız tavsiye edilir mekandır.
    içinde Komiser Kolombo'nun resmi vardır. Ona olan hayranlık nedeniyle kebapçının ismi kendisine ithaf edilmiştir.
    Bir de, sahipleri uzaktan da olsa akrabamdır.* Niye bunu söyleme gereği hissettim derseniz(#1742274)
    ... kelkeshoze
  • yaran diyaloglar

    760.
    "kardeşim bahar mısınız?" şeklinde yaklaşan bir adam(b), arkadaşım(a) ve ben(k) arasında geçen diyalog, bu tarz diyaloğun bir örneğidir(1996):
    k:buyur abi?
    b:kardaş golombo gibap nerde biliyonz mu?
    k: ne? he? (arkasını dönüp gözlerinden yaş gelircesine gülmeye başlar)
    b: golombo gibap, golombo gibap??
    a: kolombo kebap...ya ben hatırlıyorum sanki ama...kelkeshoze sen biliyor muydun nerde? kelke...(güldüğümü görünce dayanamaz, o da kopar)
    b: yav burlarda bi yerde diyolardı da siz duymadınız mı? ee...ne oldu?(hala gülmekteyizdir) (gülümser ve gider)
    a:abi ne oldu neye gülüyorsun ki? adam da bak ters anladı.
    k: oğlum kolombo kebap diye kebapçı mı olur ya? ne salak isim bu? kim bulmuş ki bunu? hadi kebapçısın da kolombo diye isim takılır mı? komiser falandı o ne alaka? hem bana diyorsun sen niye gülüyorsun?
    a: ben senin gülmene gülüyorum.
    ufak bir detay için (bkz: kolombo kebap)
    3 ... kelkeshoze
  • aptal ayağına yatmak

    5.
    çok önemli bir silahtır. hayatın birçok noktasında; özellikle ve tercihen iş hayatında kullanılabilir. Şöyle ki:
    -Birisi sizden bilgi sızdırmaya çalıştığında,
    -Karşıdakini kırmadan reddetmek gerektiğinde,
    -bir konuyla ilgili detaylı bilgi almak gerektiğinde,
    -güven kazanmaya çalışırken*,
    -size yaptırılmaya çalışılan bir işi yapmak istemediğinizde,
    -bir işin yapılmadığıyla ilgili hesap sorulurken kullanılabilir.
    birebir görüşmelerde veya belli bir kademe veya gruba mensup kişilerin yanında kullanılması yerinde olur. Konuyla birinci derecede ilgili bir insanın karşısında kullanıldığında ters tepebilir. Duyarsız ve düzenbaz göstermek gibi olası yan etkileri de vardır.
    ... kelkeshoze
  • okul fislerinde tiki cumleleri

    ?.
    At Ali at. Ali makas at.
    Ali kal.
    Buğçe beni bay.
    Baba bana para ver.
    Baba bana porş al. Al baba al.
    2 ... kelkeshoze
  • ferrarisini satan mal

    4.
    dolaylı yoldan* başarmış türk arkadaşlar vardır.
    (bkz: ferrari sine lpg taktırmaya kalkan mal)
    ferrari firması parayı bastırıp arkadaşın altından çekip almıştır arabayı.
    ... kelkeshoze
  • scarface

    159.
    al pacino'yu ilk kez güney amerikalı göçmen rolünde görüp çok beğendiğim filmdir. (diğeri için (bkz: carlito s way))

    --spoiler--
    filmi ilk izlediğimde, tony montana'nın yaptıklarını nasıl yorumlamam gerektiğini görememiş, filmin sonunda da saçmaladıklarını düşünmüştüm. ikinci izleyişimde ise montana'nın aldığı eroin dozu* gözüme takılmıştır. anlamışımdır.*
    --spoiler--
    ... kelkeshoze
  • elektrogitar ile turku soyleyen kolpa metalci

    ?.
    metalci görünümlü kişinin tarzının, tarzını ifade etme biçiminin dinlediği müzik türünü ve/veya müzik anlayışını tamamen yansıtmadığını kanıtlamasıdır.*
    diğer versiyonlar için:
    (bkz: cannibal corpse tişörtü giyip gitarla güllerin içinden çalan vatandaş)
    (bkz: cankan)
    ... kelkeshoze
  • bos bakinizlari dolduran yazar

    ?.
    taze sözlük yazarları için tavsiye edebileceğim bir roldür. Bir de arada spor olsun diye ukteleri doldurmak da eğlenceli olabiliyordu.**
    Bir de, hazır açılmış başlık varken, ayrıca yenisini açmadan açılmışı doldurmak, yazar olarak sözlüğe hayrımın dokunduğunu hissettiriyor bana.*
    ... kelkeshoze
  • uzun saci zorla kestirmek

    1.
    öğrencilik hayatının tamamında saçını problem olacak kadar uzatmayıp, üniversite hayatını uzun saçlı olarak geçirdikten sonra, hiç başıma gelebileceğini düşünmediğim olaydır. Böyle bir durum, en uç şekilde yaşandığında ne hissedilebileceğini göstermek adına, olayı öncesi ve sonrasıyla anlatmak istiyorum.

    Üniversite bitiminde çalışmaya başladığım işyerinde, babamın arkadaşı* olan genel müdür, tüm iş arkadaşlarımın olduğu bir ortamda saçlarımı ne zaman kestireceğimi sorup, "bizim kafamızda saç var mı bak?"* şeklinde çirkin bir bahane ortaya sürdü.
    Gün sonunda tesadüfen onun arabasıyla dönüyorduk. ilk başta ciddiye alıp almadığımı sorarak konuya yeniden girdi, konudan da "Siz gençsiniz, ne yapılması gerektiğini bilirsiniz."* diyerek çıktı. Ben de arabadan indikten sonra bağıra çağıra ortalık bir yerlerde* küfrederek tepkimi koydum. Ama kaçınılmaz bir durum vardı. Ben de, saçımı kestirmeyi hiç düşünmemiş olduğumu ve bunun o kadar da berbat olamayacağını düşünerek kendimi teselli ettim.
    Olay günü berbere gittim. Girdiğimde kafamı usturaya vurmasını istedim. Bana tuhaf tuhaf bakan berbere ciddi olduğumu anlatmam ve olayın şokunu atlatması azıcık vakit aldı. Saçım kesilirken, kafamın yarısında omuzlarıma kadar saç olup diğer yarısı kel iken kahkahalar atıyordum. Sonuçta, saçlı sakallı girdiğim berberden, berberin ince işleri sonrasında suratımda kıl namına sadece kaşlarım mevcut şekilde çıktım.
    Sonraki gün işyerinde beni gören kel... yani diğer kel, daha doğrusu genel müdür gülmeye başladı; katıla katıla güldü. Sonra da "Bravo. Bu kadar cesaretli olabileceğini düşünmemiştim." dedi.

    Evet, berberden bir ricam daha vardı. Kesilen saçlarımın hepsi, şu anda bende duruyor. Ahd ettim, gün gelecek, bu adamın elinden şirketini alacağım ve saçlarımı da ona hediye edeceğim.
    (bkz: hırs yapmak)
    (bkz: olumsuz durumu kendi lehine çevirebilme sanatı)
    4 ... kelkeshoze
  • yeni şeyler getiriyorum