• gayret et güzelim

    24.
    Gitarın üst teline basıldığı andan itibaren bam telinize basıldığını hissettiren şarkıdır. Ortalama bir türk rock grubunun* şarkısı için fazla komplike ve melodiktir. Sözleri de yakıcı etkiye sahiptir.

    edit: düş sokağı sakinleri'nin iki vokalini rahat rahat kıyaslama imkanı veren şarkıdır aynı zamanda.
    1 ... kelkeshoze
  • muavin yolcu diyaloglari

    8.
    istanbul-Adapazarı seferi. Sabah 8.00 suları.
    Muavin: Kampüste mi ineceksiniz?
    Ben: Hayır, askerlik bitti*, tatile çıkıyorum.

    1-2 dakika sonra.
    Ben: Çok iyi ya, hala üniversite öğrencisine benziyorum demek, iyi iyi.
    Muavin: (Bakar, susar, yarım dakika sonra kafayı kaldırarak)Yok ondan demedim, ben de üniversite 2'den terkim. Babam yaşında olanlar bile sınava girmek için geliyorlar da, ondan sordum.
    Ben: !!!! (iltifat beklerken laf yemekle makul olmaya çalışmak arasında giden-gelen ruh halini yansıtmamaya çalışan boş bakışlar)

    Yolculuk sonunda, kapıdan inerken denk gelinir:
    Muavin: Üniversiteye gitmeyecek misiniz?
    Ben: ("Sen nasıl bir şeysin?" anlamında bakarak) Kuzey Terminali'ne şu araba mı gidiyor?
    Muavin: Evet.
    Ben: Teşekkürler.
    4 ... kelkeshoze
  • filmlerden alınan dersler

    32.
    film: Carlito's Way
    ders: Kim olursan ol, dostlarına ihanet etme. Bitmesi gereken işi bitir.

    film: Godfather I-II-III
    ders: Mafyaya bir kere girersen, bir daha çıkamazsın. Sonuçları sadece seni değil, en yakınındaki herkese bulaşır.

    Antitez olarak (bkz: filmde gördüğü dersi anlayamamak)
    2 ... kelkeshoze
  • kamusal alanda basini acmayan rahibe

    ?.
    Türban takanların baş bağlama biçimlerinin, rahibelerinkinin aynısı olduğu gözönüne alındığında, imkansız gözüken durumdur.
    ... kelkeshoze
  • george clooney e benzerliği ile de dikkat çekiyor

    8.
    yandan, ucundan ve kenardan da olsa (bkz: tamer karadağlı)
    2 ... kelkeshoze
  • tezkere almis asker heyecani

    1.
    tezkere almaya yakın, kışla içindeki stresten bir türlü yaşayamadığım heyecandır.
    daha önce, uğurlarken, toplu taşımada yol alırken, benzerlerini görüp imrenmişken; kendim hakkını pek veremediğim duygudur. Muhtemelen de, benzer şekilde çoğu askerin yaşayamayacağı hissiyattır. Nedenlerine gelince:

    -Gerçek hayat parametreleri, askeri hayattan fazladır. Ufak bir hareket, askeriyede rütbeli görmediği müddetçe idare edebilecekken, sivil hayatta rütbeliye bağlı olunmadığı için sorun yaratabilir.

    -insan, yapı itibariyle yalnızlığa alışık değildir. Dolayısıyla, kendiyle ilgili bile olsa, değişiklik yapmaya gücü yetmez, küçük şeylerin caydırıcılığı ağır basar.

    -Terhis olan asker, her insanın kendisini anlayacağını düşünür. Kendisine merhamet gösteren veya iyi davranan kişileri de bu kategoriye koyar. Ancak bu insanlar, askerlik yapsa da yapmasa da; askerlikle ilgili tutumları farklı olacağından kendisini anlayamaz.

    Nihayetinde, mutluluğu arayan kişi bulacak diye bir kural yoktur. Mutlu olmak isteyen kişi mutlu olur. Olmayan veya olamayanın da, yeşilleri giymese bile askerliği bitmez. Çünkü askerken önünde gördüğü tel örgüler, aslında onun bilinçaltında çoktan örülmüştür. Ne tarafa dönse onları görecektir...
    2 ... kelkeshoze
  • is yerinde ask

    9.
    tavsiye edilmeyen bir tür ilişkidir. iş performansının düşmesi, ilişkiye girilen kişiyle arada olan bitenin olağan iş görüşüne yansıması, alınan bilgilerin bu hisler tarafından manipüle edilmesi gibi sonuçlar doğurabilmektedir.
    insani açıdan bakıldığında da, mesai saati dışında iş hakkında konuşulup, işin kafadan atılması gerektiği zamanlarda hala kafanın dolu olması, muhtemelen bu olayın yaşattığı en büyük sıkıntıdır. mesai saati bittiğinde, varsın iş de her açıdan bitsindir.
    ... kelkeshoze
  • türklerin icatları

    1.
    türklerin pratik zekası yüksek bir toplum olmasına rağmen, ciddi anlamda buluşunun olmaması fikri yaygındır. Ancak bunun doğru olmadığı, maalesef doğruluğunu teyit eden kaynaklardan az da olsa, bazı kaynaklarca doğrulanmaktadır. Sorulması gereken soru, Türkler'in, eğer bilim konusunda gerçekten geri iseler, yüzyıllarca dünyaya nasıl hakim olduklarıdır. Buradaki çelişki de bence, türkler'in bilgi arşivleme ve saklama eksikliğinden kaynaklanmaktadır.
    (bkz: çift yönlü muhasebe kaydı)
    (bkz: psikoteknik)
    (bkz: dünya haritası)
    (bkz: biyolojik silah)
    1 ... kelkeshoze
  • yoğurt dışında buluşu olmayan toplum

    50.
    birçok şeyi batılılardan veya diğer toplumlardan daha önce bulmasına rağmen, dünya literatürlerine bunu sokamadıkları ve kendi insanlarına aktaramadıkları için, dış mihraklar tarafından da bu tür bir politika pompalaması yapıldığı için, maalesef buluşu olmamaktan ziyade, kendinden habersiz toplum olduğumuz daha doğrudur.
    Detaylar için (bkz: Türklerin icatları)
    2 ... kelkeshoze
  • erkeklerin büyük göğüs takıntısı

    9.
    Çok zengin bir adamın üç tane sevgilisi varmış. Bu adam gel zaman git zaman birisiyle evlenme kararı almış. Hangisiyle evleneceğine karar vermek için de, her birine 100.000$ para vermiş ve bu parayı 1 ay içinde kullanmalarını istemiş.
    1 ay sonunda, birinci sevgilisine parayı ne yaptığını sormuş. O da parayla adamın sevdiği yemekler yaptığını, içkiler aldığını, evini de onun zevkine göre dayayıp döşediğini söylemiş.
    Adam, ikinci sevgilisine sorduğunda da, hatun onun adına kütüphaneler yaptırdığını, hayır kurumlarına bağış yaptığını, burslar verdiğini anlatmış.
    Üçüncü sevgili de, adamın istediği gibi estetik yaptırdığını, elbiseler aldığını, kokular süründüğünü, her türlü bakımı ve makyaj yaptırdığını söylemiş.
    Adam düşünmüş, düşünmüş, ve sonunda hangi hatunla evleneceğine karar vermiş.

    Soru: Adam üç hatundan hangisiyle evlenmiş?

    Yanıt: *
    10 -2 ... kelkeshoze
  • vizyoner bir sinemaci olarak cuneyt arkin

    ?.
    bu başlığı dalga geçmek için açmış olduğum düşünülebilir. ama burada çok ciddi bir sinema analizi yaparak cüneyt arkın filmlerinin aslında sinema vizyonu hollywood'a ilham olacak kadar iyi kişi(ler)in elinden çıktığını ispat edeceğim.
    Osmanlı temalı Cüneyt Arkın filmlerinde**:
    -Filme yedirilmiş, bazı noktalarda göze sokulacak kadar fazla olan bir milliyetçilik vardır. Bu sayededir ki, zamanında bu filmler sinemalarda gösterildiğinde tezahüratla karşılanmıştır. Halbuki Hollywood filmlerinde izleyici kitlesinin önemli bir kısmı görmezden gelip belirli ve ufak bir kesime mesaj gönderme kaygısı vardır. (Kanımca, tüm amerikan askerlerinin Rambo gibi olduğunun sanılması tarzı algıların, olmadık yerde amerikan bayrağının milletin gözüne sokulmasıyla bir ilgisi de yoktur.)
    -Kahramanımız tek başına kaleleri, şehirleri ve imparatorlukları alıp, surlardan atlayıp, metrelerce düşüp, ölümüne yaralanıp, bir vuruşta onlarca adamı yere sermektedir. Son yıllardaki aksiyon filmlerinin birçoğunda, bu tarz örneklere rastlamaktayız.*****
    Bu filmlerde görmekteyiz ki, mantık dışı olsalar da, eğlence ve aksiyon amaçlı olduktan sonra, mantık görmezden gelinerek sürükleyicilik ön plana çıkmaktadır. 20-30 yıl öncesinden bunu görenler, bu olağanüstülüğü doğrudan ve sadece kahramanın kendine güveni, görev bilinci, millet sevgisi ve aile sevgisi ile açıklarken; Hollywood bunu yedirmek için kurgu dünyalar, kurgu teknolojiler kullanarak bunu dolaylı açıklamaya çalışmıştır.
    -Kahramanımızın iç dünyası, gözümüzün önünde yaşamaktadır. O, sorumluluğunun bilincindedir ve davası uğruna herşeyi feda etmeye hazırdır. Bunun dışındaki tüm kavramlar, o davayı ancak destekleyip yücelttikleri ölçüde kahramanımızın hayatında yer almaya devam edecektir.
    Hollywood filmlerinde kahramanlığa tesadüfen gelmiş, para için, aşk için davasını satan kahramanlar vardır. Son zamanlardaki kahramanlar ancak, kendilerini işlerine adamış, gözü başka birşey görmeyen karakterler olarak seyirci karşısına çıkarlar.
    Bunlar da, davalarından vazgeçemeyeceklerini, sorumluluklarının büyük olduğunu, ancak başlarına felaketler geldiği zaman idrak ederler.
    -Son olarak, bu bakış açısıyla, zamanında Türk yönetmenlerin ellerinde Hollywood bütçelerinin onda biri olsa, neler yapılabileceğini varın siz düşünün. Veya o olağanüstü(!) aksiyoncuların, sıfır bütçeyle Yeşilçam'dan ne kadar daha iyi film çekebilecek olduklarını.
    1 ... kelkeshoze
  • spider man 3

    45.
    çizgi filmini büyük keyifle izlediğim ve hikayenin favori kötü karakterini* beyazperdede görmek için gittiğim ve hayalkırıklığına uğradığım filmdir.
    Heyecan ve sürükleyicilik aranırken, Peter Parker'dan* başlayan oyunculuk rezaleti, dokunaklı film yapmaya kalkışırken "Bitse de gitsek!" dedirten kurgu ve karakterlerinin derin işleyelim derken havada kalan hikayeleriyle karşılaşılan filmdir.
    Ne diyeyim, acımı kalbime gömdüm; sinemanın tadını almayı bu hafta tekrar deneyeceğim.
    (bkz: Pirates of the Carribean The World s End)
    Buradan Türk sinemasına bir gönderme yapmak gerekirse de (bkz: Vizyoner Bir Sinemacı Olarak Cüneyt Arkın)
    2 ... kelkeshoze
  • izmirli kızları çekemeyen kızlar

    21.
    Aşağıda belirtilen hususları yerine getiren kızlara yakıştırılması yanlış olan yaftadır.
    (bkz: makyaj yapmak)
    (bkz: bakımlı olmak)
    1 ... kelkeshoze
  • slow down

    2.
    Dinlendiği zaman kişiyi anında havaya sokma özelliği vardır. Halford'un sesinin pesini belki de en iyi kullandığı şarkıdır.
    ... kelkeshoze
  • endustri iliskileri

    1.
    insan kaynakları anabilim dalı dersidir. iş yasası üzerine kuruludur; o sebeple, derslerde genellikle açıklamalı iş hukuku kitapları alınması öğrencilere salık verilir.
    Derslerde işveren-işgören ilişkileri, hakları ve bu düzlemdeki eylemleri; gerek teorik, gerekse de vak'alar yardımıyla anlatılır.
    ... kelkeshoze
  • kaan ertem

    6.
    Leman'da karikatürlerine en çok güldüğüm çizerdir. Çizgileri basit görünür, ancak iyi bakıldığında ufak detayların hiçbirini kaçırmadığı, tiplemelerin bakış ve ifadelerinin bile aslında karikatürdeki hissiyatı tam olarak yansıttığı fark edilebilir.
    Karikatürlerinin çoğuna bakıldığında, çizerin hayat son derece eleştirel baktığı, kahramanlarının ise ağırlıklı olarak yaptığı yanına kar kalan tiplemeleri cezalandıran** veya onların hatalarını ortaya çıkartan karakterler** olduğunu görürüz. Ancak burada,toplumdan kendini soyutlama veya topluma karşı çıkma kesinlikle yoktur. Kaan Ertem kahramanlarının uğraştığı tiplemeler, cezalarını bulduktan sonra hayatlarına, tercihen düzelmiş bir şekilde devam edecek olarak gösterilirler.
    Bir de, gülme ve osurma efektleri konusunda ondan iyisi yoktur.
    Bir fuarda imzalattığımız kitabına bir adet Erdener abi kondurmasını istemiştim. Kopya vermek istemeyen öğrenci gibi oturduğu yere kapanarak çizim yaptı. Sürekli bu şekilde mi çiziyor merak etmedim değil hani.
    ... kelkeshoze
  • erkut abi

    29.
    kaan ertem'in leman dergisinde çizmekte olduğu kel kafalı, göbekli ve pelerinli karakteri. Her hafta, karşılaştığı birbirinden angut tiplemeleri, angut fikir ve söylemleri için cezalandırır.
    Bir taraftan hükümlerine gülümserken, cezalandırma ünitelerinin isimlerine de katıla katıla gülünür. Son yıllarda, cezaya çarptırılan tiplemeler daha şımarmış, intikam nidaları atmaya başlamışlardır.
    1 ... kelkeshoze
  • yalnızlığın anlaşıldığı anlar

    128.
    marjinal olmak için kıvranıp, etraftaki insanların yapmadıklarını yapmaya uğraşırken; durumu tersinden düşünüp, bir takım soruların** zihnimde dolaşmaya başlaması süreci.
    (bkz: yalnızlık ömürboyu)
    4 ... kelkeshoze
  • uyanınca akla gelen şarkı

    17.
    son dönemde, sık dinlemekten zihni parazit gibi kemiren şarkılar olmuşlardır. (bkz: askerin fon müziği olarak arabesk) Arada zihin, bu kargaşa içinde diğerlerine kıyasla daha düzgün birşey yakaladığında onu tekrar eder.*
    Dinleyeceğiniz şarkıyı seçme lüksünüzün olduğu ortamlarda, psikolojinizi yansıtan şarkıyla uyanıverirsiniz.
    (bkz: sometimes i feel like screaming)
    ... kelkeshoze
  • alsancak

    30.
    sırf gecesini merak ettiğim için için fazladan izmir'de kaldığım, ancak talihsizliğim yüzünden* göremediğim güzel semt. Kıyı boyu, kordon üzerindeki mekanlar ve caddesiyle* gerçekten güzeldir. izmir'e gelenler için mutlaka görülesidir.
    -1 ... kelkeshoze
  • yeni şeyler getiriyorum