• ilginç sınav soruları ve cevapları

    18.
    Zihinlerde tuhaflıklarıyla yer eden sorulardır. genelde sorunun değil, yanıtlarının ilginç olması da sorunun ilginç olduğunu zannettirir. aynı aşağıdaki gibi:

    Soru: Elimizde bir barometre var. sadece barometreyi kullanarak, bir binanın uzunluğunu nasıl öğreniriz?

    Doğru yanıt: Bina girişinde hava basıncı ölçülür. binanın tepesine çıkılır ve hava basıncı ölçülür. aradaki atm cinsinden fark 100 m. ile çarpılarak binanın yüksekliği bulunur.*

    Alternatif Yanıt 1: barometre bir ipe bağlanıp binanın tepesinden aşağıya sarkıtılır. sonra ipin uzunluğu ölçülür.

    Alternatif Yanıt 2: Saat 12.00'de güneş tepedeyken binanın gölgesi ve yere konulan barometrenin gölgesi ölçülür. gölge uzunlukları oranlanarak, barometrenin uzunluğundan sonuç bulunur.

    Alternatif Yanıt 3: barometre binanın tepesinden atılır. bırakıldığı an ile yere düştüğü an arasındaki süre bulunur. x=1/2gt2* formülünden binanın yüksekliği bulunur.

    Alternatif Yanıt 4: barometre satılır, parası binanın müteahhitine verilir ve binanın yüksekliği öğrenilir.
    7 ... kelkeshoze
  • if i could fly

    9.
    stüdyoda çalana kadar kulağı bazen tırmalayan; ama verdiği duyguyu yakadığınız anda dinlemeye doyamayacağınız şarkıdır. andy deris gayet güzel yorumlamıştır, duygusal boyutta boşlukta takılmak için birebirdir. stüdyoya girilip söylenmek istendiğinde; şarkının adının söylendiği bölümlerde detone olunur; olunmamalıdır.
    biraz kişisel bir yorum olacak ama, şarkının anımsattıkları hakkında fikir vermesi açısından (bkz: ben oldum dendiği anda grubun dağılması)
    ... kelkeshoze
  • gürgen öz

    79.
    güldüren adamdır. ne yapsa; daha doğrusu ne yaptığına pek dikkat etmedim. ama tipi, hareketleri çok ama çok komik. elektrik işi bu elbet; konuşma tarzı, hareketleriyle yerlere yatıran oyuncu. aşk oyunu'nda ilk olarak fark edilse de, asıl şöhreti makina'da bulmuştur. umarım kendisini iyi konumlandırıp daha iyi işler de yapar.
    ... kelkeshoze
  • insan kaynakları departmanı

    4.
    nedense, bünyesindeki çalışanların ve konusunda uzmanlaşan kişilerin insani taraflarının zayıf olduğu departmandır. şirketlerdeki var olma amacı, çalışanların işe girişinde işeten çıkışına kadarki olan bölümde en iyi* şekilde değerlendirilmesini sağlamak ve buradan yola çıkarak çalışanların takibini yapmaktır. çalışan insanı bir resim olarak düşünürsek, insan kaynakları resmin çerçevesidir.
    Ülkemizde ise çoğu özel işletme Taylor'cu yaklaşımı* kullandığı için, bu departman, personel işleri ötesine nadiren geçebilmektedir. Çalışanın, işletmenin duran varlıklarından daha büyük bir değer olduğu, üst yönetimler tarafından kabul gördüğü zaman ve çalışanlar da işlerini tam olarak benimsedikleri zaman, bu departman işini hakkıyla yapmaya başlayacaktır.

    3 yıl sonra editi: Yukarıdaki tanıma bazı eklemeler yapmam gerekiyor çünkü son değerlendirmemden beri birkaç farklı yönetim, bir sürü ik yöneticisi ve elemanı tanıdım ve birçok insanla insan kaynakları tarafından beklentileri hakkında konuştum.

    Bu departmanda çalışanlar belirli iş alanlarından bozma ve genellikle iş başlangıçları insan kaynaklarından olan kişilerdir. Ancak, bir kişinin bu görevi hakkıyla yapabilmesi için empatisinin çok kuvvetli olması gerekiyor. Yani karşıdakinin yüzüne gülüp de ihtiyacını karşılayamayan kişinin de insan kaynaklarında vasıflı olduğu söylenemez. Oysa ki yurt dışında, belirli bir işte yıllar geçirmiş bir kişinin o sektörde bir firmada ik*'cı olması daha yaygın bir uygulama. yani iş görüşmesini yapan adam hakikaten işi bilen, o işte çalışan insanları tanıyan bir adam olduğu için muhtemelen daha az adayı ve çalışanı hayal kırıklığına uğratıyordur.

    Bizde ise, ik tabelalı bir odaya kapatılan bir grup insandan çeşitli tanıdıklarıyla iş görüşmesi yapmasını isteyen yöneticiler, odalarından dışarı çıkmayan ve sürekli maliyet çıkartan önerilerle karşılarına gelen ik'cılarla iş yapmaya çalışırlar. sonuç ise tabelada kalan bir departman olur.

    diyeceğim odur ki, empatisi kuvvetli, çalıştığı şirketin yaptığı işten haberdar olmayan, işletme karlılığına katkı sağlamayan ik'cı, işe yaramaz ik'cıdır. Kendisini finanse edebilecek şirketlerde kaynayıp gider belki, ama nitelik olarak kendisini ve çevresindekileri ne kadar ileri götürür tartışılır.
    ayrıca, bu departmanı her an çalışanlarını olumsuz birşeye kışkırtmaya çalışan, şamaroğlanı olarak kullanan; özlük ve yan haklardan, entellektüel sermayeden ve hatta insan haklarından bihaber; daha kötüsü bunları kendisine hatırlatacak basirette olan ik çalışanlarına sahip olup da önerilerine kulak tıkayan patron ve yöneticilerin başındaki şirketlerden ise... çok açık ve net söylüyorum: bir bok olmaz.

    ik departmanlarından daha iyisini bekleyenlere atacağım tek taş da, olumsuz bir olay karşısında sessizliğini bozmayan, tepki göstermeyenlerin tepkisizliklerinin, olumsuz olaya destek vermekten başka işe yaramadığı gerçeğini vurgulamaktır.
    3 ... kelkeshoze
  • elinde cicekle gezen erkek

    1.
    genellikle, elindeki çiçeği emanet tutan, başkasına* vermeye hazırlanan erkektir. heyecanla etrafa bakınıyorsa, anlaşılmalıdır ki, onun için çok değerli birine gidecektir elindeki çiçekler.
    yok, eğer birisinden aldıysa, o zamanda mağrur bir ifadeyle etrafa bakar. "Evet, bana getirdiler bu güzel çiçekleri."diye etraftakilere haykıracakmış gibi bir ifadesi olur bu erkeklerin de.
    1 ... kelkeshoze
  • elinde çiçekle gezen kız

    6.
    az önce elinde çiçekle gezen erkekten çiçeği devir almış kızdır.
    3 ... kelkeshoze
  • yaran ayarlar

    29.
    Ayar verilen kişi için acı, ayar veren kişi için keyifli, ayara şahit olanlar için komik olan ayarlardır.
    can yücel (bkz: ayarbaba), katıldığı TV programında bir bayan ile telefonda konuşmaktadır. Hanımefendi, büyük liderler ve yazarların kartpostallarının basılması ile, bu kartpostalların dağıtılması şeklinde, bu büyük insanların tanıtımının yapılabileceğini söyler. can yücel'in yanıtı gecikmez:
    -kart sensin, postal da sana girsin!
    ve stüdyodan gider.
    4 -2 ... kelkeshoze
  • asarimli keserimli ip atmali siyaset ve turkiye

    ?.
    bu aralar parti liderlerinin seçim propagandası yerine yaptıkları harala güreleye verilebilecek genel addır. bu parti liderlerinin danışmanlarının ağzını burnunu kırma isteği yaratır. bir veya birkaç liderin olayı basitleştirip iğrençleşmesine, diğerlerinin farklı bir stratejiyle karşılık vermesi gerekirken, böyle yücelecekken; niye aynı laflar ve tarzla karşılık vermektedirler, hiç anlayamıyorum. vatan bunlara mı emanet edilecek diye kaygılandıran durumdur ayrıca; vizyon yok, strateji yok, şakşakçı çok. (bkz: allaha emanet)
    -1 ... kelkeshoze
  • alsancak da icmeyen olsun zirvesi

    23.
    altı üstü çarşı izinlerinde* 5-6 defa gittiğim alsancak'ı özlediğimi bana algılatan zirvedir. katılımcılarına, "benim yerime çimenlere uzunca yayılın, hava kararsın yine de takılmaya devam edin." demek istediğim zirvedir.
    2 ... kelkeshoze
  • 2 yil sonra lisedeki arkadaslarla bulusmak

    10.
    Hiç görmeyip de 2 yıl sonra karşılaşılması güzel olan durumdur, yeter ki araya sohbeti muhabbeti kaynatacak başka bir uğraş girmesin.
    (bkz: halı saha maçı)

    çünkü sonra, görüşen yabancılar haline geliniyor.

    bazıları için ise, lise arkadaşlarının çoğunu 12 yaşından beri tanıdığı için* çok da yaşayamadığı duygudur*.

    onun dışında, daha samimi olunanlarla yapılanlar için de
    (bkz: 7 yıl sonra lise arkadaşlarıyla içiyor olmak)
    ... kelkeshoze
  • iş de olmasa sözlüğe giremeyecegim

    ?.
    bir de bunun aksi durumlar vardır ki, hemen hepsini yaşadım gibi geliyor.
    (bkz: işyerinde sözlüğe girmeye vakit bulamamak)
    (bkz: gözetlendiğini sandığından işyerinde sözlüğe girmemek)
    (bkz: işyerinde sözlüğe bi bakıp çıkmak)
    1 ... kelkeshoze
  • tüm şarkıları güzel olan albümler

    94.
    mr. big - lean into it
    iron maiden - somewhere in time
    aerosmith - get a grip
    manowar - kings of metal
    3 ... kelkeshoze
  • gak gak gubarak

    1.
    LeMan dergisinde, köylü kadınların gülme efekti olarak da kullanıldığı görülmüştür.
    1 ... kelkeshoze
  • dancing in the moonlight

    44.
    tırtıl, kanatlanıp uçma vakti geldiğinde, hemen bunu gerçekleştiremez. kendisine bir koza örer, kozanın içinde başkalaşım geçirir.
    bu durumun tırtılın canını sıktığını düşünerek kozayı yırtarsak, içinden ne tırtıla, ne de kelebeğe benzeyen tuhaf birşey çıkar. çok geçmeden de ölür.
    demekki, birşeyleri gerçekleştirmek bir anda olmuyor. büyük adımları atmak; sabırla, zamanla oluveriyor. bazen akışına bırakarak, bazen de koza içinde azıcık kıpırdanarak. Ama bu süreci bozmadan. çünkü, tırtıl sadece hazır olduğunda, kanatlanınca uçabilecektir. o zaman gelene kadar, uçmak hayalden öteye gitmez.

    Ama zamanı geldiğinde, herşey çok kolaydır artık, zaman iyi kötü geçmiştir, sonucuna da değerdir. *

    Dancing in the moonlight, flyin' high and free,
    Days will pass,and in the end, distresses will flee.
    2 ... kelkeshoze
  • en mutlu gün

    ?.
    hayatta en mutlu günüm,
    senin doğumgünün.
    seninle olduğum her gün,
    benim doğumgünüm.*
    ... kelkeshoze
  • erkeklerden soguma nedenleri

    1.
    (bkz: erkeklerden soguma sebepleri)
    ... kelkeshoze
  • bir kızdan soğuma nedenleri

    52.
    -düşünsel olarak esnekleşememesi,
    -olması gerektiği zaman, olması gerektiği yerde olmaması,
    -algılama kıtlığı çekmesi,
    -okul bahçesindeki erkeklerin dedikodusunu yapması,
    -sürekli ıslık çalması,
    -giyinmeyi becerememesi,
    -yılışık olması.
    Aynı maddeleri buraya (bkz: erkeklerden soğuma nedenleri) koysam da yakışır gibi geldi birden...tuhaf.
    1 ... kelkeshoze
  • kızlar osurmaz

    37.
    ortaokulda aşık olduğum ve ön sırama denk düşen kızın periyodik olarak yaparak, kokudan sıra arkadaşımı bayıltmasından beri yanlış olduğuna kesin kanaat getirdiğim önermedir. (bkz: bir kizdan soguma nedenleri)
    güzellik ile gaz çıkarmanın paralelliğini veya zıtlığını kurmaya çalışmak yerine, güzel bir kızla ilgili daha iç açıcı* şeyler düşünmek tercih edilmelidir.
    1 ... kelkeshoze
  • tez yazar gibi entry giren yazar

    2.
    tez yazma uğraşısı içindeyken sözlüğe yazı yazmaya geldiğinde, alıntı ve ithaflarla dolu, bilgi verme kaygısı taşıyan entry'ler giren, buna da pek engel olamayan; zaten akademik perspektifi üzerinden atamayan, belki de atmaya pek niyeti olmayan yazarın girdiği entrylerdir. dilbilgisi ve içeriğe de dikkat eder kendisi.
    ... kelkeshoze
  • sevgilisinden ayrilan birine soylenecek sozler

    17.
    "yarın birgün ters bir tarafınla güleceğin durumlara kendini düşürme."

    not: bugün gülmektedir hakikaten, ama o zamanki psikolojiyle garip garip yüzüme bakıp üzülmeye devam etmişti arkadaş. (bkz: ben demiştim)
    1 -1 ... kelkeshoze
  • yeni şeyler getiriyorum