• saç kestirmek

    21.
    2004'teki patronumun psikolojik şiddetine maruz kaldığımdan beri(#1725840), çok da keyifle yapmadığım aktivitedir. Çünkü saç kestirme, değişiklik yapmak isteği olan kişinin başvuracağı bir alternatiftir. istemeden olduğu zaman veya değişiklik istenmediği zaman, sadece olağan ve sıkıcı bir faaliyet olacaktır.
    (bkz: askerde saç kestirmek)
    (bkz: uzun saçı zorla kestirmek)
    ... kelkeshoze
  • arastirmaci gazeteci

    2.
    Haberlerini, araştırmalar sonucunda yapan; bununla ilgili döküman araştırması yapan, konunun uzmanlarına danışan, konuyla ilgili görgü tanıklarıyla da gerektiğinde görüşen; bunların sonucunda kaynağı belli bilgiyi kamuoyuna sunan gazetecilere verilen addır.
    dün yerel bir gazetede çalışan gazateciyle muhabbet ederken dedi ki:
    "Ben bu haberi yaptım ve üzerine araştırmacı gazeteci olarak imzamı attım. Bu sıfatı edinmek öyle kolay değil."
    Gerçekten de, gazetelerdeki ve televizyonlardaki haberlere bakıldığında haksız olmadığını düşünüyorum. Azıcık araştırmadan nispetlenseler, hem kişisel gelişimleri için, hem de okurlar için iyi olacaktır. Böylece kaynağı belirsiz zırva haberlerin de önüne geçilebilecektir.
    Ayrıca (bkz: araştırma yapmak çok keyifli)
    ... kelkeshoze
  • sayisalciyim ben

    ?.
    eşit ağırlık puanıyla girilen bölümde, laf arasında söylendiğinde, tepki çekmenize neden olan laf öbeğidir. ilginç olan, bölümümde* tanıştıklarımın yarısından fazlasının sayısal kökenli olmasıdır.*
    ... kelkeshoze
  • iriver

    8.
    cd çalarıyla tanıdığım firmadır. vakti zamanında büyük markaların** yerine iRiver almam tavsiye edilmişti. bu fikir saçma geliyordu; ta ki dükkanın vitrininde* aleti görene kadar. kullanma keyfi anlatılmaz, yaşanır zaten.
    discman'de yaptıkları güzelliklerinin mp3 player'larda devam ettiğini düşünüyorum. sürekli güncellenen firmware*, muhteşem ses çıkışı ve kulaklığı, ayrıca da detay konusunda abartılmış ayarlar, menüler kısmı; markanın bana yaşattığı güzelliklerdi.
    en son hızlı sistem* mağazalarında iRiver satışı devam ediyordu, umarım saçmalık yapmayıp bu markaya desteği çekmezler.
    ... kelkeshoze
  • odev verilen kitaplarin keyifle okunmasi

    ?.
    yük olarak sırtta fazlalık yapması beklenirken, destek yastık etkisi yapan bir olaydır. öğretmen okunmasını istediği için, öğrencinin de kitap üzerinde seçme şansı olmadığı için, bu olaya önce buruk yaklaşılacaktır.
    ancak kitabın tadından yenmez bir kitap olduğu fark edildiğinde, artık o tv veya pc başında geçen zamanlar bile derslere adanacaktır.
    (bkz: yaban) (bkz: montaigne in denemeleri)

    genellikle türkçe-edebiyat derslerinde verilen kitapların bu tür etkisi olur, ama başka derslerde de farklı perspektif için kitap okutup ders saatlerinin bir kısmını bu kitap üzerinden işleyen değerli hocalar da vardır.*
    ... kelkeshoze
  • edebiyat dersi mufredattan kaldirilsin

    ?.
    hayat, tamamen birşeylere kalıplar dahilinde bakmak, bakmamak ve bakamamaktan oluşmaktadır. bakamamak ancak, kişinin duruma karşı belirli bir tutuma yöneltilmesi sonucu ortaya çıkar. bakmamak sadece bir tepkidir; yarın bir gün o konuyla ilgili fikir edinildiğinde, basit bir cümle onu çürüttüğü zaman,* "keşke birşeyler bilseydim." diyecekse eğer o insan; bilmesi gerekenler öğretilmeyecektir. hiç umrunda değilse de; bilmelidir ki, kendi dilinin matematiğini öğrense; çince ve japoncaya yolu açılacaktır, lakin Türkçe dünyanın en zor 3. dilidir; çin ve japonya'nın stratejik önemi de günden güne artmaktadır.
    dolayısıyla neyi tartışmaktayız? Kim Türk Edebiyatı'ndan, ev ödevi dahi olsa birşeyler görmüş olmaktan pişmanlık duymuştur ki? (bkz: ödev verilen kitapların keyifle okunması)
    1 ... kelkeshoze
  • hidirelez dileklerini suya atmak

    ?.
    suya atana kadarki yazma dikkati gündelik hayatına adansa ne olacağı hakikaten merak konusu olan; hatta kişisel kanaatimce hayatlarını bu yazı kadar şekillendirseler her istediklerini elde edebilecek kişilerin yaptığı eylemdir.
    ... kelkeshoze
  • ailesinin yanında üniversite okuyan öğrenci

    67.
    bir eli yağda öbür eli balda olsa bile, asla üniversitenin tadını çıkartamadığını düşünen öğrencidir.
    bu öğrenci ki, üniversite hayatı boyunca, geçmiş tüm öğretim yaşamında üzerine titremiş anne ve babayı** kademeli olarak kendine ilgisiz hale getirmiş olsa da; akşam üzeri öğrenci evinde donarak oturmayı bile büyük nimet olarak görüp özlem duyacaktır. Sonuçta öğrenci evinde kalanlar, hayat şekillerini kendileri belirlemektedirler. dağınık/toplu, aç/tok, içerde/dışarda, ders/yatış hallerinde olma kararlarını kendileri verirler; en azından tartışma lüksüne sahiptirler. arkadaşlarının evinde ara sıra barınarak bu açığı kapatmaya çalışsalar da; derinlerde bir yerlerde illa ukte kalacaktır.
    eh, oturduğu yerde yemeğin önüne konması, evin genel gider ve bakımlarından muaf olma, farklı lokasyonlarda ortamının olması gibi avantajların göz ardı edilmesi mümkün değildir. sonuçta kişinin zihnine bir takım özlemlerin yerleşmesiyle son bulur. **
    son olarak, arkadaş grubunun tamamından farklı davranışlarda bulunan grup üyesi kesin bunlardan çıkar.*
    2 ... kelkeshoze
  • uykusu gelmeyen yatiya gelen misafir

    1.
    uykusu gelmediği için mi yatıya geldiği konusunda incelenmesi gereken kişidir. uykusu kaçmış da aramaya da gelmiş olabilir. diğer taraftan, "madem misafirliğe geldim, alabildiğine tadını çıkartayım." düşüncesiyle uykusunu içten içe de kovalar. malum, yatıya gidince, evdeki standart yatma aktivitesinden farklı birşey yapılması gerekliliği beynini kemireceğinden; yatağa yattıktan sonra neler konuşacağıyla ilgili çetele hazırlamış olması da kuvvetle muhtemeldir.
    tabi, bu konuyla ilgili incelenecek diğer bir husus da (bkz: yatıya gelen misafirin evsahipliği)
    1 ... kelkeshoze
  • turkiye ye her dilde turkiye demek

    ?.
    Ülkemizin adının Turchia, Turkei, Turkey, Turquie gibi çeşitlemeler yerine, tüm ülke dilleri ve literatürlerinde bizim okuyup yazdığımız gibi "Türkiye" olarak geçmesi meselesidir.
    ilk aşamada sıradan veya gereksiz gözükse de, ülkemizin adı her birimizin kimliğidir. Bizim ülkemiz nasıl tek ve bölünmez bir bütün ise, tüm dünya insanları tarafından da adı dahil bütünüyle o şekilde ve tek biçimde algılanması doğrudur. Bunun yanında, ülkemizin isminin ingilizcede "hindi" anlamına gelen bir sözcük olarak geçmesi de rahatsız edicidir. Değil bununla oynamak veya dalga geçmek, herhangi bir ecnebi kişiliğin bu konuda azıcık gevşek düşünüyor olması bile yeterince yaralayıcıdır.
    Tüm bu sebeplerden ötürü, ben bundan sonra; hangi dilde olursa olsun, ülkemin adını olduğu gibi yazar ve okurum**. Zaten anlayan anlar, anlamak istemeyen bünyelere de ulusal kararlılık cevap verir diye düşünüyorum.
    1 -1 ... kelkeshoze
  • walkmanin kulaklığını iki kişi kullanmak

    27.
    uzun otobüs yolculuğu standardıdır. walkmanini kendin dinlersen olmazdır, diğer tarafa versen yarın birgün yüzsüzlüğe vurulup kendi walkmanini dinleyememe riskin vardır. en iyisi bu formül gözükür. bir süre sonra bu kaderden kaçış olmadığı görülerek, alternatif çözümlere başvurulabilir.* **
    ... kelkeshoze
  • modern milliyetcilik

    3.
    savaş meydanlarında bu ülke için canını verenlerin dönemlerinden günümüze gelindiğinde, hala o dönem edebiyatı yapan zihniyete bir alternatif düşünce tarzıdır.
    Şöyle ki, ülkemizin sınırları bellidir. Aynı sınırlar içinde yaşayan insanlar olarak yurttaşızdır. Yurttaşlar olarak da ülkemizin, vatanımızın iyiliği için mücadele vereceğizdir.
    Bugün, meydanda olmasa da, içten içe aslında çok daha büyük savaşların içindeyiz. (bkz: psikolojik savaş) Bedensel değil, zihinsel olan bu savaşlar, aslında meydan muharebelerinden daha büyük kayıplar verdirebilecek savaşlardır. Dolayısıyla, her yurttaşın da, "Bi savaş olsa koşa koşa gideriz, aslanız kaplanız biz." diye boş boş düşünmek yerine; milletine kast etmiş bu tür saldırıların bilincinde olup, ona göre mücadele etmesi gerekir.
    Elbette ki gündelik hayatta bunları her seferinde ve kesinkez uygulamak mümkün olmayabilir. Ancak her ufak adım, sonuçta ileri atılacak olan bir adımdır, bu da böyle bir ortamda kafidir.
    Olası mücadele tekniklerini de sıralayarak bahsi kapatıyorum:
    (bkz: Türkiye ye her dilde Türkiye demek)
    (bkz: Türk malı kullanmak)
    (bkz: Türkçe sözcükler kullanmak)
    (bkz: Türk misyonerliği)
    (bkz: F klavye kullanmak)
    ... kelkeshoze
  • sabri özel

    3.
    Triko üretimi ile 1969'da hayata başlayan, bugün aksesuar dahil her çeşit bayan ve erkek giyimi ürününü bünyesinde bulunduran marka, bu markanın ait olduğu şirket ve şirketin yönetim kurulu başkanının adıdır.**
    Firmanın kendine ait yirmi kadar mağazası vardır. Ayrıca dörtyüz kadar bayiye de ürün verilmektedir. Firma, üretimini ikitelli'de kendine ait fabrikasında yapmaktadır.
    Ürünler, etiket fiyatı olarak yüksek ürünlerdir. Ancak, kullanılan hammadde ve işçilik göz önüne alındığında, buna bir de giysiyle ilgili hizmetler** dahil edildiğinde; verilen paraya fazlasıyla değecektir. Zaten firmanın önceliği, ne pahasına olursa olsun kaliteli ürün üretmektir.*
    Marka, her ne kadar 40+ yaş grubuna hitap ediyor olarak gözükse de, yeni üretim bandı ile* 2007 yaz sezonundan itibaren genç giyime de yönelecektir. Her mağazada üzerine uygun beden bulamayan, daha çok geniş bedenli müşterilere hitap eden ürünler ağırlıktadır.
    (bkz: reklam gibi entry girmek)
    Son olarak; trikoları, gömlekleri ve takım elbiseleri tadından yenmezdir; şiddetle tavsiye edilir.
    1 ... kelkeshoze
  • okan bayulgen in ulkenin en akilli insani olmasi

    13.
    hiç birşey anlatmayan, hiç birşey yapmadığı bir gece programından* para kaldırmıştır.
    aynı dönemde, haber kanallarında* program yaparak*, birşey yapmadığından rahatsız olanlara da hitap etmiştir.

    devlet ihalelerine tanıdıklarını sokan milletvekili ve bakanları anımsadım da; hiçbirşey yapmadan tonlarca para kaldırıp, konuşmaya gelince mangalda kül bırakmayıp insanları onlar da idare edebilmektedirler.

    dolayısıyla da diyebiliriz ki, yukarıdaki önerme yanlıştır. zaten sayın bayülgen'den daha zeki olanları alıp başımıza dikmişizdir, yeterdir.
    ... kelkeshoze
  • gicik olunan adamla karsi karsiya oturmak

    2.
    iş yerlerinde yaşama ihtimali fazla olan duygudur. kalkıp gidememek gibi bir kötülüğü de vardır. değişik psikozlar olarak geri döner.**
    bazen de bünye, dayanıklılığını denemek adına bu şekil bir eyleme girişir. O zaman da keyif yerinde demektir, sorun yoktur.
    ... kelkeshoze
  • ortaokul ve liseyi anadolu lisesinde okuyan nesil

    35.
    lisede başka bir okula girme kaygısı olmamış, dolayısıyla ortaokul-lise arasında, yarış atlığını üzerinden çoğunlukla atmış nesildir. Her ne kadar bu genelde eksi olarak üniversiteye hazırlık yıllarında çıkmışsa da*, geçiş dönemini stressiz yaşayan bir nesil olarak hayattaki gerçek başarıların neler olduğunu daha rahat idrak edebilmiş bir nesildir kanımca.
    ... kelkeshoze
  • absolut

    60.
    kokusu ve tadıyla meyve nektarı hissi veren votkadır. bu aroma ağırlığı ve katıldığı herşeyle bütünleşebilir tadıyla, mide kaldırana kadar doyasıya içilir. insan kendini frenleyemese de, bir yerde vites düşürmek daha faydalı olacaktır.
    Bir araştırmaya göre, dünyanın en lüks tüketim maddesidir.*
    ... kelkeshoze
  • the jackal

    3.
    bruce willis ile richard gere'ın karizma düellosuna sahne olan filmdir. Sonuç mu? ben anlatayım, okuyucular karar versin.

    --spoiler--
    ikisi eski zamandan tanıdık olan ikili bir iskelede karşılaşırlar.
    bruce willis, güneş gözlükleri yarım indirip, kafasını eğip, richard gere'a bakar,gülümser.
    richard gere, sağ elini yatay olarak alnına koyar, bakar.

    Bu arada filmde bruce hem kötüdür, hem gaydir, hakem satın alınmıştır.
    --spoiler--
    1 ... kelkeshoze
  • poncik

    5.
    Annemin uzun zamandır yapmadığı ama benim pek bir sevdiğim tatlıdır. Tart hamurunun şerit biçimde açılıp, içine kuru üzüm konur ve rulo yapılır. yağlı tepsiye dizilerek fırınlanır ve pişince afiyetle yenir. (bkz: tarifi bilinip yapılamayan yiyecekler) (bkz: uydurma yemek)
    ... kelkeshoze
  • hüsnü şenlendirici

    126.
    Klarnet virtüözü, menajer* faciasıdır. Sadece muhteşem klarnetinden söz etmek için girilecek entry'e bile özel hayatını sunma yanlışlarından bahsettirecek kadar saçmalamıştır.
    Ancak çaldığı klarnet, kulak aşina olunca 30 km. derinden de tanınabilir.
    (bkz: belki üstümüzden bir kuş geçer)
    virtüözdür, çünkü klarnetine azıcık dikkat etseniz konuşacakmış gibi hükmetmektedir. (bkz: harmandalı)Defalarca dinlenip sıkılınmaz, çünkü her seferinde o klarnetin konuştuklarında daha fazla birşeyler anlayacağınızı düşündürecek gibi çalmıştır. (bkz: insan değil)
    1 ... kelkeshoze
  • yeni şeyler getiriyorum